16 Haziran 2008 Pazartesi

SUNİ BÖLMEDEN YALANCI ANAYA NASIL GİDİLİR?

Değerli Dostlar,
Nisan ayında bir kolonim vardı ki durmadan ana arı yüksüğü yapıyordu.O yaptıkça bende suni bölme yapıp koloniyi zayıflatıyordum. Oğul verdirmemek için de kendi içinde hiç yüzük bırakmıyordum. 2 kez böldüm yine yüzük yaptı. O çıtalarıda yedek ana için 3 e böldüğüm kovana 2 şer çıta ayırdım.Sonunda yüzük yapamaz oldu ama çevirdi erkek arı gözü yapmaya.Bu haftaki kontrolümde gördüm ki 1 petek gözünde 2,3,4 atmış yumurtayı.Anladım ki yalancıya kaçmış.
Hatam şu idi koloni bana "ana yaşlandı yaşlı anayı öldür yeni ana ver,hiç birşey bilmiyorsan o verdiğin yüzüklerden birtane bırak bu anayı gene öldür . Yoksa biz bu anadan vazgeçtik eninde sonunda kendimiz öldüreceğiz "demiş ama ben anlamakta geç kaldım.Şimdi başka koloni ilede birleştiremiyorum çünkü birleştireceğimin anasını öldürecek.
Arı malzemesi satan bir yerde karşılaştığım Muğla'lı bir gezginci arıcı dostumuz onu kendi haline bırak hiç birşey yapma dedi. Ne dersiniz?

27 Mayıs 2008 Salı

BÜYÜK BAL AKIMI DÖNEMİ

Sevgili Dostlar,
Hep büyük bal akımı dönemi bahsi geçiyor ama bu dönemin geldiğini nasıl anlayacağız. Ne gibi iz ve emare arayacağız.?
Hep ballandıra ballandıra millet yazıyor 50 kg bal,30 kg bal,80 kg bal diyorlar ama bize hayal geliyor bu rakamlar.
Bilgisi olan paylaşırsa sevinirim. Saygılar.

20 Mayıs 2008 Salı

21 SAATTE SARI IRK SİYAH IRKI KABUL ETTİ.

İnternet sitelerinde arıcılıkla ilgili bilgileri okuyup çok bilgiler edindik.
Bunlardan biriside “verimi düşük,hırçın,falza melezleşmiş kolonilerinizden verim almanız için ; menşei belli saf ana arılar vererek yada verimli olan beğendiğiniz kolonilerinizden kendiniz ana üreterek bu koloninizin anasını değiştirin” bilgisinden hareket ederek bir önceki yazımda da bir kolonimin anasını değiştirmek istediğimi yazmış idim.
Neticede MACAHEL Arıcılık’tan 1 adet kafkas f1 melezi sipariş edip getirttim.Ana yı 17 mayıs c.tesi saat 12 gibi 5 gün önce bölünmüş 5 çerçevelik kovanın kuluçkalı çerçeve arasına verdim. Verirken kafesteki kek biraz az gibi gelmişti kendi kendime MACAHEL den iyi mi bileceksin dedim.Ertesi sabah 9 da acaba kekin ne kadarını tükettiler ana arının durumu ne diye kontrol ettiğimde kafesin içi işçiarı dolmuş ana piyasada yok.Eyvah anayı kesin öldürdüler dedim.Açık çerçeve arasında ve kovan önünde ananın ölüsünü aramaya başladım.Ana yok.Sonra çerçeveleri tek tek çekip aramaya başladım.O da ne kırmızı başlıklı kız petek üzerinde geziyor.
Yine okuduğum bilgilerde “kafkas ırkı gibi siyah ırklar ile sarı ırkların ana kabulünün zor olduğu” şeklinde de bilgi vardı. Bizim durum belki istisna belkide bu bilgiler çelişkili ama buda yaşandı.Dostlara ek bir bilgi olarak aktarmak istedim.
Herkese saygı ve selamlar.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

USLU IRK ANA ARI ARANIYOR.

Hırçın arının arıcıyı canından bezdirdiğini bazan arıcılık yapmaktan bile vazgecirdiğini yanılmıyorsam Sayın Muhsin Doğaroğlu'nun yazılarından okumuştum. Önceki hafta maskemin açık kalan fermuarından girip beni şoka sokan kovan sanki delice otu yemiş.
Daha kovan kapağını açar açmaz hepsi dışarı hücum ediyor.Ne körük dumanı ne su spreyi sakinleştirmiyor.Çerçeveyi çeker çekmez hepsi eldivene üşüşüyor.0,5 cm kalınlığındaki kauçuk arıcı eldiveninden iğneyi parmağıma geçiriyor.(Hemen antihistaminik hap yuttum.İğneler yedekte.) Sayın Ali Türk'e miller metodunu sorma sebebim de bu.Diğer kovandan ana yetiştirip bu kovana verip kendi anasını imha edeceğim.Yoksa arılıktan uzaklaştırıp bağa bahçeye koyup kaderine terkedeceğim. Arılığa maskesiz giremez oldum.Bu kovanı hasat zamanı düşünmek bile istemiyorum.O zamana kadar anayı değiştirip yeni versiyonu tarlacı yapmaya niyetliyim. Bloglardan izliyorum herkes eldivensiz kontrol yapıyor ,bazıları maske de takmıyor.Nerde öyle uysal sakin arılar. o arkadaşlara gıpta ile bakıyorum. MACAHEL'İ, ARDAHAN ANA ARI ÜR.Ğİ VE ZİRVE ARICILIĞI ARADIM . 15 Mayıstan önce ana temin etmek mümkün değilmiş..Bekliyorum,beklerkende başka alternatifler düşünüyorum.
Çok sakin uslu karasal iklime dayanıklı seçkin, genç, döllenmiş damızlık ana arı yerini bilenler elinde olanlar lütfen beni arasın.msn falan boşverin bana aşağıdaki telefonlardan ulaşın yeter.Gına geldi artık.
Saygı ve selamlar.
0 542 385 65 35
0 352 322 00 50 den 10 hat dahili 170

8 Mayıs 2008 Perşembe

SOĞUK TEKRAR GELDİ

İç Anadolu Bölgesi bu mevsimde havaların tamamen ısınıp bitkilerin hızlı gelişme gösterip çiçeklenmenin en zengin dönemde olması gerekirdi.Ancak hava sıcaklığı önemli oranda düşüş gösterdi,Erciyes Dağı'na kar yağdı. 29 nisanda başlayan bu düşüş hala devam ediyor. 8 Nisan tarihinde de bu konuya dikkat çekmiştim.Soğuk hava tamamen kapalı yavru ile dolu alanda zarar vermez inşallah.Almanya'dan sayın Mehmet Yüksel Kardeşim gibi bizde artık giriş deliklerini tam kapasite açmıştık. 4 Mayıs'ta kovanları soğuktan açmadım.Ama kovan önünde nerdeyse tam arı şeklini almış sadece kanatları oluşmamış beyaz renkte yavruların atıldığını gördüm.Atılan yavruyu elime alıp kontrol ettiğimde ayakları kımıldıyor ve dili sanki nektar emiyormuş gibi tamamen dışarıda olduğunu gözlemledim,belkide orjinal hali öyle ama bilmiyorum.Sadece en zayıf kovan önüne atılıyordu.Kafama iki soru takıldı: acaba hastalık mı var yoksa soğuktan yavruyu tam saramayan arı üşütüp tekrar söküp atıyor mu? Bir anlam veremedim. Foto çekemedim şu an bu imkandan yoksunum.(Çok kaliteli makina elde etmek için karar veremedim canon a720 işimi görecek gibi geliyor). Kat atılan kovanların havalandırma deliklerini kapattım. Arılar hafif yağmur ve soğuk rüzgar olmasına rağmen çalışıyorlardı.Her adımda hassasiyet gerektiren arıcılık basit denilse de o kadar basit bir uğraş değil,ben bunu anladım.Zamana zemine duruma göre ani karar vermeniz gereken durumda tereddüt yaşarsanız faturası ağır oluyor. Tecrübe kavramı demekki böyle kazanılıyor.
Herkese bol verimli bir yıl diliyorum.Selam ve saygılar.

28 Nisan 2008 Pazartesi

KOVANLARDAKİ GELİŞME HIZI

Bu sene çiçek durumu gayet iyi ve arılar oğul eğlimine girmediler.Ancak kışı nerdeyse aynı nüfusla çıkaran arılarda gelişme hızı aynı değil.Ana arıları geçen yıl çıkmış genç anaları yani hepsi de 1 yaşında.Ancak kimisi 10 çıtayı doldurup kat isterken en zayıfıda 4 çıtada kaldı.Güçleri eşitlemek için güçlü kovandan zayıf olana 1 adet arılı yavrulu takviye yaptım.Diğerlerinede ham çerçeve vererek kat atılacak seviyeye getirdim.En güçlü olanada 2çerçeve arılı ballı polenli kata çıkarıp kata 2 ham çerçeve kuluçkalığada 3 ham çerçeve koyarak alanı genişletip rahatlattım.

Yalnız bu güçlü koloni 10 çerçeveye hınca hınç sıkışmasına rağmen oğula meyletmemiş hiç meme yok.Geçen yıl 7 nisanda oğullamaya başlayan kovanları zaptedememiştim.Her hafta ana memesi kesmekten canım çıkmıştı.Hatta eski yazılarımda da arımın oğula çok meyilli olduğunu yazmıştım.Bu yıl ise 7 çerçevelik bir kovanımda ana memesi gördüm.Haftaya süt koyarlarsa sütünü almayı deneyeceğim ilk kez.
Tüm dostlara saygılar.

21 Nisan 2008 Pazartesi

ARI SOKMASI DEYİP GEÇMEYİN!

Değerli Dostlar,


Arı sokması şimdiye kadar çok yaşadığımız bir olaydı ve biraz şiştikten sonra geçiyordu.


Ancak 20 Nisan günü kovan kontrolü esnasında maskemin fermuarını açık unutmam sonucu 2 arı tarafından gafil avlandım. 2 adet alnımdan ve 1 tane kulak arkasından biri soktu,alnıma iğneyi tam geçiremediğinden en son iğnesi kulak arkasından soktuğu yerde kaldı.(Yani 1. arı 3 kez sokmuş oldu.)


2. arı ise üst dudağımdan soktu ve iğne kaldı.


Yavaşça arılıktan çıkıp ayna karşısında iğnelerdeki zehir keselerini enjekte etmemek için bir bıçak yardımıyla sıyırarak çıkardım.Sokulan yerlere antihistaminik krem sürdüm.Ancak ayaklarımdan dizlerime doğru uyuşma,gözler pul pul,baş dönmesi ve kalp atışlarım hızlandı kendime duyuluyordu.Yüzümü ve kafamı yıkamaya başladım ama nafile.


Bir yakınımı çağırdım beni hastaneye götürmesi için.10 dakika falan bilincim kaybolmuş.Uyandığımda her yerim ıslaktı, ayıltmak için su dökmüşler.Vücudumda karın bölgesi ve koltuk altlarında kızarıklık ve kabarma vardı.Boynumda da müthiş bir ağrı hissediyordum.
Ayran,yoğurt ve pekmez şerbeti içerek kendimi topladım.
Bunları şunun için yazdım.
Arılığı yerleşim yelerinden uzak birçok arıcı var.Arılığa giderken mümkün mertebe yanlarında ehliyetli bir kişi götürmeye gayret etsinler.Ben dağ başında olsam iş daha tehlikeli bir hal alırdı diye düşünüyorum. Onun için "beni etkilemez","ben bağışıklık kazandım" falan demeyin,bu işin ne zaman allerjik etki yapacağı belli olmuyor. Bazı dostlar maske falan da takmıyor.Bence maskesiz eldivensiz kontrol yapmayın derim.Yanınızda mutlaka antihistaminik iğne bulundurun.Size değilse de başkasına lazım olabileceğini gözardı etmeyin.

Tüm arıcılara kazasız belasız bol verimli bir yıl diliyorum.